
Adana'nın Yaşayan Hafızası
Adana Yöresel Kelimeleri
Adana ve ilçelerinde kullanılan yöresel kelimeleri, anlamlarını ve kullanım yerlerini keşfedin.
Arşivde Ara
Türkiye'deki bütün yöresel kelimelerde arayın.
Kültüre Katkıda Bulun
Adana yöresinden bir kelime biliyor musunuz?
Kelime Arşivi
Adana Kelimeleri
1–50. kayıtlar · Alfabetik sıra
ağbaz ağbaz
Küme küme, kafile kafile
ahaba
İniş aşağı, bayır aşağı, eğik
alavere
1. Alışveriş, alım satım, ticaret, ilgi
alışık
Alacak, veresiye, verilen mal karşılığı, ödünç verilen para, süt v.b.
añsıtmak
Üstü kapalı anlatmak, sezdirmek veya andırmak.
baskına gelmek
Çekişmek, kavga etmek için birinin evine gelmek
baş gelememek
Dayanamamak
başlı
Bitmemiş, yarım kalmış iş
bebil bebil
Tombul tombul, etine dolgun
benzer
Bazan, arasıra, kimi vakit
cabırık
Davranışları ölçüsüz, çocuksu ve sakarca olan kimse.
calp calpta
Kararsız, şaşırmış durumda
cavzıtmak
İşten kaytarmaya çalışmak; işi bırakıp savsaklamak.
cenikmek
Korku, telaş veya sevinçten yerinde duramamak.
cıbartmak
Vurarak deriyi kabartmak, su toplatmak veya şişirmek.
cibelik
Bütünüyle ya da aşırı derecede çok.
cip
Çok, pek; bir niteliğin yüksek derecede olduğunu anlatan söz.
çeki
Kadınların başına, alnı açıkta bırakacak biçimde sardığı örtü.
çemrek
Kol ve bacakları açıkta, iş görmeye hazır ve çevik kimse.
çetlevik, Çetlevik/Çetlevuk
Fındık fındık
çığırdeşmek
İnatlaşmak
Çimmek
Yıkanmak
çomaçlamak
Ekmek ya da yufka parçasını katlayıp dürüm biçimine getirmek.
çoñmak
Bir yerde toplanmak, birikmek; özellikle böceklerin kümelenmesi.
damlama
Tepesinden, kenarlarından su sızan, damlayan mağara, kaya kovuğu. Olgunlaşıp dalından kendi kendine düşen meyve
darazımak
1. Dağılmak Az eskimek, kumaşın havı dökülmek.
darpadan
Birdenbire, hemen
dayaklı
Sağlam, dayanıklı
daylı
1. Hayalî zehirli hayvan 2. Arsız.
dengilmek
Bir yere yaslanmak, uzanmak ya da yatmak.
dıyrak
Çevik, canlı ve hareketli.
diñizemek
Sakinleşmek, durulmak veya rahatlamak.
dumağ dutmak
Nezle olmak, soğuk almak.
dundu
Havanın sıcak ve durgun olması
eğişiklik
Arkadaşların bir işi birbirinin üzerine atması.
eğişmek
Bir konuda karşılıklı inatlaşmak.
eme yaramak
Bir işi yapmamak için nazlanmak, isteksiz davranmak.
engilmek
Yukarıdan aşağıya inmek veya alçalmak.
fişteklemek
Birinin sözünü başkasına yetiştirmek, kovculuk etmek.
gada almak
Dert ve üzüntüyü paylaşmak
gepir gepir
Hızlı yürümeyi, koşmayı anlatır
gepirti
Birdenbire kaçmayı anlatır
gerbezlik
Büyüklenme
geren, gereñ
5. İki dere arasında bulunan düz yer. 1. Hafif bulutlu, sisli hava. Lezzetsiz acı (su)
gertmen
Bencillik
gevri
Sıkı, gergin
gıcılamak
Sebze tohumunu çimlenmesi için toprağa ekmek.
Gındırık
Aralık; yarı açık pencere veya benzeri açıklık.
görgüç
Pencere
görmeziye
Görmeksizin, görmeden