
Adana'nın Yaşayan Hafızası
Adana Yöresel Kelimeleri
Adana ve ilçelerinde kullanılan yöresel kelimeleri, anlamlarını ve kullanım yerlerini keşfedin.
Arşivde Ara
Türkiye'deki bütün yöresel kelimelerde arayın.
Kültüre Katkıda Bulun
Adana yöresinden bir kelime biliyor musunuz?
Kelime Arşivi
Adana Kelimeleri
51–100. kayıtlar · Alfabetik sıra
gözeğet almak
Nişan almak
güft
Gönül isteği, arzu
halaka
2. Köy meydanı. 3. Ev önlerinde sebze yetiştirilen birkaç evleklik ufak sebzelik. 4. Hayvan sağma yeri. 5. Köyün oyun meydanı boş vakitte gezilen yer, sokak, meydan.
halı dibi
Halı tezgahlarının bulunduğu yer
hampa
Sırt, omuz Uygun zaman, elverişli durum . omuz. 2. mec. maddi veya manevi yük.
haylamalı
Gayretli (kimse)
hemidek, heminecik
Biraz önce
hılım hılım olmak
Parça parça olmak
him
1. Temel ev, taş duvar temeli; bu temel için açılan çukur. tarlayı sınırlayan hendek
hoday
Akılsız
hopına binmek
Birini izlemek, izini bulmak
hopur
Bitki örtüsü bulunmayan yüksekçe tepe.
hoyrat etmek
Birini utanacak durumda, zor durumda bırakmak
ılgım ılgım
Belli belirsiz
ırgıp
Sokulgan
ışkınnamak
Filizlenmek, yeni sürgün vermek.
ilkmek
Duygu ve düşüncelerini içine atıp sabretmek.
işkillenmek
Kuşkulanmak veya bir söze içerlemek.
ivdimek
Toplamak
kanara
Hayvan kesilen yer, mezbaha.
kaytarıvermek
Takıvermek
kepinti
Yıkıntı
kerçetmek
Alay etmek, laf atmak ya da iğneleyerek takılmak.
kesili
1. Söz verilmiş, sözlü 2. Tamamlanmış, bitmiş
keşik etmek
Sıraya girmek veya sırasını beklemek.
kıcıma
Sonra
kımpeş
Aykırı, ters
kıska
Arpacık soğanı arpacık soğanı
kıvılcık
Can sıkıntısı
kızdırma
2. Sıtma
kızgaç
Yel tutmayan, güneş gören, kuytu yer. Çabuk ısınan (toprak vb. şeyler)
kızgındam
Hamam
kızıl ikindi
İkindiden sonra güneşin batmaya yakın olduğu zaman
kızyık
Pişkin, arsız
kilden, kilten, kiltene, kılden
1. Bakır, çinko, tunç ya da topraktan yapılmış tek kulplu su kabı . genellikle bakırdan yapılan, kulplu metal tas. 2. metal yemek tabağı. Bakır, çinko, tunç ya da topraktan yapılmış tek kulplu su kabı
kirizmen
Kibirli
kunt
1. Dayanıklı, kalın, sert şey
kuynu
1. Kötü ve çirkin şey
kuyruk
Üzüm zamanı doğan bir yıldız
kürdünlemek
Çukuru doldurarak düzlemek
kütay
Atlarda şişmeyle beliren bir hayvan hastalığı
mahfe
Deve veya katırın iki yanına bağlanan, iki kişinin oturabildiği büyük sepet.
mazamaz
Vefasız
mentik, mıntıḳa
Bölge bölge
mudamık
Tıpatıp, uygun
mut olmak
Sonunda birine muhtaç duruma gelmek.
otlakçı
Başkalarının sırtından geçinen, bir şeyi parasız ve emeksiz elde eden
ölçermek
Sönmeye yüz tutmuş ateşi veya lambayı yeniden canlandırmak.
ölezleşmek
Gücünü ve canlılığını yitirmek; ışığı giderek azalmak.
ört
Öğle vaktinin en yakıcı ve bunaltıcı sıcağı.