
Erzurum'un Yaşayan Hafızası
Erzurum Yöresel Kelimeleri
Erzurum ve ilçelerinde kullanılan yöresel kelimeleri, anlamlarını ve kullanım yerlerini keşfedin.
Arşivde Ara
Türkiye'deki bütün yöresel kelimelerde arayın.
Kültüre Katkıda Bulun
Erzurum yöresinden bir kelime biliyor musunuz?
Kelime Arşivi
Erzurum Kelimeleri
351–400. kayıtlar · Alfabetik sıra
Fısdiyhlamah
Huysuzluk çıkarıp bahane ederek kararlaştırılan işten vazgeçmek.
fısirik
Yaz mevsiminde yağan dolu.
fıstiklemek
Sinirlenince birden harekete geçmek.
Fışkı
At dışkısı; ayrıca anlamsız söz ve davranışı küçümseyen ifade.
filtikoz
Sosyeteye özenip yapmacık davranan kimse.
Foturaf
Fotoğraf veya resim.
Fuggara
Yoksul veya fakir kimse.
Gaçınci
Sıra veya fiyat soran sözlerin yöresel biçimi.
Gafa Gola Almah
Kandırıp istenen duruma getirmek.
Gafaf
Kundura esnafı, ayakkabıcı.
Gagkılamak
Yüksek sesle kahkaha atarak gülmek.
gakgulak
Küçük ve dik kulaklı kimseye verilen ad.
Galleş
Güvenilmez ve ihanet eden kimse.
Gamo
Kibirli, övünmeyi seven ve kendini büyük gören kimse.
Ganayahli
Kadınlara hem şefkat hem hafif küçümseme taşıyarak söylenen niteleme.
Gancıh
Dişi köpek.
Gangıran
Kangren anlamındaki yöresel söyleyiş.
gara mekir
Çok esmer kimse.
Garagura
Kâbus görmek.
Gardaş
Kardeş; yakınlık kurmak için arkadaşlara ve başkalarına da söylenen hitap.
Gargış
Beddua veya ilenme.
Garılıhli
Becerikli, marifetli ve elinden iş gelen kadın için kullanılan övgü.
Gariağız
Eşinin sözünden çıkmayan erkek için kullanılan küçümseyici söz.
Garlanguş
Eski Erzurum evlerinde tandırbaşının üstünü çapraz ahşaplarla örten çatı biçimi.
Gattere
Uzun, büyük ve geniş ağızlı bıçak.
gece meheli
Gece vakti.
Geder
Kadar anlamındaki yöresel söyleyiş.
Geher
Kahır ve üzüntü; türetilmiş biçimi kahırlanmayı anlatır.
Gehvealti
Kahvaltı; günün başka vaktinde kahveden önce yenilen küçük öğün.
Gelah gidah
Gelelim, gidelim anlamındaki yöresel ifade.
Gelberi
Uzak veya yüksek yerdeki eşyayı yakına çekmeye yarayan geniş ağızlı ev aracı.
Gem-gesevet
Gam, hüzün, dert ve sıkıntı.
Gendıl
Kandil; ayrıca gösterişli hâl veya kıyafet.
Gendi gendıme
Kendi kendime, tek başıma.
Genevüçe
Kanaviçe anlamındaki yöresel söz.
geven baş
Saçları dağınık ve birbirine dolaşmış kimse.
Gevülleşmah
Karşılıklı anlaşıp sözleşerek karar vermek.
Gevüşek
Gevşek ve iyi tutturulmamış; mecazen karakteri zayıf.
Geyde
Kaide; daha çok müzikte ve hareketlerde uyum ile ritmi anlatan söz.
Gıbde Etmah
Beğenip takdir ederek gıpta etmek.
Gıcıtmah
Karla yağmurun karışık yağması; ayrıca öfkeyle yakasından tutup dövmek.
Gıdık
Keçi yavrusu.
Gıdım Gıdım
Ufak ufak, azar azar.
Gıdır Gıdır Olmah
Öfke veya hırs yüzünden içten içe yiyip bitmek.
gıdır gıdır olmak
İçten içe üzülüp kendini yemek.
Gıgıl
Koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanların dışkısı.
Gıgıllı
Kirli, temiz olmayan.
Gığıldatmah
Bebeği güldürmek; onun gülerken çıkardığı doğal sesi anlatmak.
Gıkgır Gıkgır
Ölçüsüz ve göze batacak biçimde kahkahalarla gülmek.
Gıkgırık
Soğuktan donacak kadar üşüyüp elini ayağını oynatamaz hâle gelmek.