
Erzurum'un Yaşayan Hafızası
Erzurum Yöresel Kelimeleri
Erzurum ve ilçelerinde kullanılan yöresel kelimeleri, anlamlarını ve kullanım yerlerini keşfedin.
Arşivde Ara
Türkiye'deki bütün yöresel kelimelerde arayın.
Kültüre Katkıda Bulun
Erzurum yöresinden bir kelime biliyor musunuz?
Kelime Arşivi
Erzurum Kelimeleri
251–300. kayıtlar · Alfabetik sıra
Deyin
Sabaha doğru veya sabaha kadar.
Dıbız
Kel veya tüysüz baş; saçı henüz çıkmamış çocuk için de söylenir.
Dıdısının Dıdısi
Dolaşık ve çok uzak bir hısımlığı belirten söz.
Dığa
Çocuk için küçümseyerek kullanılan hakaret sözü.
Dıldıbız
Büsbütün kel veya çıplak; her şeyini kaybedip ortada kalmış.
Dıllımp
Taşın suya düşerken çıkardığı ses; türetilmiş biçimi boş işlerle uğraşan kimseyi anlatır.
Dıllo
Boş gezen, serseri veya boş konuşan kimse.
Dındıkhlamak
Bir işi ağırdan alıp gereğinden fazla evirip çevirmek.
Dındırmak
Ciddiye almak, değer vermek veya dinleyip üzerinde durmak.
Dıngılamak
Bir şeyi sallayıp yerinden oynatmak; ayrıca önemsemeyip geçiştirmek.
dırçiklemek
Birden harekete geçmek.
Dıreş
Uzun anlamındaki yöresel söz.
Dırlamak
Dinlemeye değer görülmeyen sözler söylemek.
Dızdığının Dızdıgi
Çok uzak bir akrabalık bağını anlatan ifade.
Dızman
İri yarı, uzun boylu ve geniş yapılı.
Dibizot
Depozito anlamındaki yöresel söyleyiş.
Digir digir
Tane tane veya en küçük parçalarına ayrılmış durumda.
Dikine
İnatla, bildiğinden şaşmadan ve alttan almadan konuşup davranmak.
Dilazarlık
Sözle kavga edip karşılıklı söylenmek.
Dildibeği
Durmadan konuşan; özellikle tatlı dilli çocuklar için kullanılan sevecen söz.
Diline virt etmek
Bir sözü diline dolayıp durmadan yinelemek.
Dillemek
Kandırmaya veya kendi tarafına çekmeye çalışmak.
Dincelmek
Dinlenmek anlamındaki yöresel söyleyiş.
Dindon
Şaşkınlıktan ne yapacağını bilemez durumda.
Dini Gollik
Din bilgisi ve dine bağlılığı zayıf kişi için kullanılan ifade.
Diş Hedigi
Diş çıkaran bebek için yapılan küçük davette ikram edilen buğday yemeği.
Diyne
Dinle anlamındaki yöresel emir.
Doluhmak
Ağlamak üzere olmak, gözleri dolmak.
Döğmeç
Yumurta, yağ ve doğranmış ekmekle hazırlanan yemek.
Dönük
Değişip başkalaşmış kimse için kullanılan kötüleyici sıfat.
Döşürmek
Dağınık şeyleri bir araya getirip toplamak.
Dummak
Bütün bedeniyle suyun altına dalmak.
Düğürçi
Kız istemeye giden damat tarafının yakınları.
Dümsük
Dirsekle sertçe vurma.
Dünegin
Dün anlamındaki yöresel söyleyiş.
Düylemek
Bağlayıp düğümlemek.
Düzibir
Dümdüz, hiçbir şeye takılmadan ve durmadan.
Ebayi Ejdat
Soy, aile ağacı ve bütün akrabalar.
Ecayip
Tarif edilmesi güç, alışılmadık ve tuhaf.
ecik cücük
Büyüklü küçüklü bütün aile.
Ecuze
Güçsüz ve çaresiz yaşlı kadın için kullanılan söz.
Efendiemi
Yakın akraba olan büyüklere yöneltilen saygılı hitap.
Efferım
Aferin anlamındaki yöresel söyleyiş.
Egişbügüş
Eğri büğrü, düzgün olmayan.
Ehdıbar
İtibar veya saygınlık.
Ehı
Sessiz, kendi halinde, saf ve uysal kimse için söylenen söz.
Ehir zaman
Ahir zaman anlamındaki yöresel ifade.
Ehlah
Ahlak; olumsuz biçimi ahlaktan yoksun olmayı anlatır.
Ehrebe
Akraba anlamındaki yöresel söyleyiş.
Ehval
Hâl veya durum.