
Yozgat'ın Yaşayan Hafızası
Yozgat Yöresel Kelimeleri
Yozgat ve ilçelerinde kullanılan yöresel kelimeleri, anlamlarını ve kullanım yerlerini keşfedin.
Arşivde Ara
Türkiye'deki bütün yöresel kelimelerde arayın.
Kültüre Katkıda Bulun
Yozgat yöresinden bir kelime biliyor musunuz?
Kelime Arşivi
Yozgat Kelimeleri
1–45. kayıtlar · Alfabetik sıra
acer
Yeni tip, modern.
adam balığı
Yaklaşık yirmi-yirmi beş santimetre uzunluğunda bir tatlı su balığı.
aferine beş tas su içmek
Övgüyle kolayca yönlendirilmek, başkalarının dolduruşuna gelmek.
ağır otur batman götür
Ağırbaşlı davrananın saygı göreceğini anlatan söz.
ağzı kalabalık
Yerli yersiz ve birbiriyle tutarsız sözler söyleyen, boşboğaz kimse.
ağzını yansılamak
Birinin konuşmasını taklit ederek eğlenmek.
ahır sekisi
Ahırın içinde oturmak amacıyla tahtadan yapılmış sedir.
al sana bir kaya nereye dayarsan daya
Çözülmesi güç veya beklenmedik bir durum karşısında söylenen söz.
alaca düşmek
Üzümün olgunlaşmaya başlayıp yenmeye yaklaşması.
alemek
Durdurmak.
alıcı
Atmaca.
ame
Hala; babanın kız kardeşi.
amel
İshal.
anadut
Ekin demetlerini taşımaya ve harmanı çevirmeye yarayan uzun saplı çatallı araç.
anamak
Hayvanın toprağa yatıp yuvarlanması.
april beşi
Halk takvimine göre havanın çok soğuk olabileceğine inanılan nisanın beşinci günü.
arabaşı
Tavuk etiyle yapılan, dondurulmuş hamurla birlikte sıcak içilen ekşili ve biberli çorba.
araklamak
Çalmak, aşırmak.
aralaşmak
Kavga eden tarafların birbirinden ayrılması.
arıstak
Tavan ya da tavandaki ağaçların arasındaki boşluk.
ariye vermek
Gereksiz yere harcamak, israf etmek.
aside
Un ve pekmezle yapılan bir yemek.
avrat tuz götü cız demek
Ailenin ihtiyacını karşılayamayan kocanın sıkıntıya düşmesi.
ayakçak
Kapı önünde ayakkabı çamurunu kazımaya yarayan demir araç; merdiven basamağı.
ayazda kalmış eşek tersi gibi
Çok soğuk davranan, sert mizaçlı kimseyi anlatan benzetme.
azap
Bir yıllığına tutulan erkek hizmetçi veya uşak.
babalı boynuna
Sorumluluğun karşıdakine ait olduğunu belirtmek için söylenen söz.
babanın ananın aşını içeyim
Büyük şaşkınlık karşısında “yok artık” anlamında söylenen söz.
baş bırakmak
Kağnıya koşulu öküzün başını boyunduruktan çıkarıp boşa çıkması.
baş olmamak
Bir işin bir türlü bitmemesi, arkasının kesilmemesi.
baş tutmak
Bir işe öncülük etmek, önayak olmak.
başlı kıçlı yatmak
İki kişinin tek yatakta ayakları birbirine bakacak biçimde yatması.
beldenat
Tahıl yüklemeye ve harman savurmaya yarayan üç parmaklı uzun saplı araç.
belik atmak
Paylaştırılan şeylerin kime ait olacağını seçilmiş işaretlerle belirlemek.
Bıcırgan
Bir yara türü; ayrıca çok ekşi bitkiler için kullanılan söz.
bızalacı
Gebe inek ya da manda.
bir dam bir kapı
Tutarsız, bağlantısız ve saçma söz.
bir galbır
Bir yerde çok fazla kişinin bulunduğunu anlatan söz.
bitdecik
Yalnızca bir tane, bir tanecik.
boyu kavak aklı savak
Boylu poslu olduğu hâlde akılsız kimseyi anlatan söz.
cılga
Dar patika veya keçi yolu.
cılındırık
Etin sinirli ve yenmeyen bölümü.
cıngıl helkesi
Bakırdan yapılmış küçük bakraç.
cin arabası
Bisiklet.
cin tutmak
Çok sinirlenmek; aklını yitirir gibi olmak.