
Trabzon'un Yaşayan Hafızası
Trabzon Yöresel Kelimeleri
Trabzon ve ilçelerinde kullanılan yöresel kelimeleri, anlamlarını ve kullanım yerlerini keşfedin.
Arşivde Ara
Türkiye'deki bütün yöresel kelimelerde arayın.
Kültüre Katkıda Bulun
Trabzon yöresinden bir kelime biliyor musunuz?
Kelime Arşivi
Trabzon Kelimeleri
1–48. kayıtlar · Alfabetik sıra
abaşumaz
Yağmurdan sonra toprağın üstünde oluşan sert tabaka.
ağ bulut
Gökte alçakta duran, yağmur getirmeyen bulut.
alamuk
Soğuk ve yağışlı havanın yer yer açılması.
aruklamak
Zayıflayınca çirkinleşmek.
ayakbağı
Yürümesi geciken çocuk için kullanılan niteleme.
bağluk
İnekleri yemliğe bağlamaya yarayan ip.
balyağa
Sıkı fıkı dost.
birlanbir
Birdenbire.
bolaki
Umarım ki, keşke, olsa.
bumbar gibi olmak
Hayvanın çok iyi doyması.
çarağlis
Acı bir sesle çağırma.
dal dal aşağı gelmek
Bir konuya yavaş yavaş yaklaşmak.
dalağı dişme
İnsan veya hayvanın dalağına vurulunca baygınlık geçirmesi.
daldalanmak
Gölgeli bir yere veya birinin korumasına sığınmak.
dışarı ayaklı
Ev dışında ahlaka aykırı ilişkileri olduğu düşünülen kadın için kullanılan aşağılayıcı söz.
diynek
Değnek, sopa.
dömbelek atmak
Takla atmak.
elçinmek
Vuracakmış gibi yapmak, vurmaya yeltenir görünmek.
eserekli
Bulunduğu ortama uymayan ani ve aşırı davranışlar gösteren kimse.
ezâ
Kibrit.
fis vermek
İhbar etmek, birini ele vermek.
gatık etmek
Çorbaya ekmek doğrayıp katmak.
gereklenmek
Kendini ağırdan satmak.
gevirmek
Mısır ekmeğinin kabuğunu kıtır kıtır yemek.
godesbana
Becerikli ve hamarat.
gömmeli çabba
Çelik çomakla oynanan bir çocuk oyunu.
haçan
O zaman, ne zaman ki, -dığı zaman.
heyheyleri gelmek
Birden alışılmadık biçimde gülme, ağlama veya taşkınlık hâline girmek.
hışlamak
Hızlı hızlı solumak.
ketan
Örümcek ağı.
kırnap
Yünlü giysi veya eşya örmekte kullanılan iplik.
lıvlıv etmek
Değer taşımayan sözlerle durmadan konuşmak.
madara olmak
Rezil olmak, herkesin diline düşmek.
mendebur
Sürekli asık yüzlü, somurtkan ve sert konuşan kimse.
mezelemek
Birinin konuşmasını ve ağız hareketlerini alay ederek taklit etmek.
mıymıntı
Çok yavaş davranan, hızlanmak için çaba göstermeyen kimse.
peksimet
Artan ekmeklerden yapılan, sade veya üzümlü olabilen tuzlu ve kuru yiyecek.
sifte
Siftah, günün ilk alışverişi.
soğuktan buymak
Çok üşümek, soğuktan tir tir titremek.
taslak
Yonga parçası.
tomruk
Kısa kütük.
tüsülemek
Bir şeyin istenmeyen kısımlarını ateşe tutup yakarak gidermek.
uçkurluk
Donun uçkur geçirilen bölümü.
urus
Rus için kullanılan yöresel söyleyiş.
yedi
Düğünden yedi gün sonra gelinin ailesinin damat ve ailesine verdiği yemek.
yüreği yanmak
Çok susamak, hararetlenmek.
zıpka
Pantolon.
zinak çıkarmak
Alınan ağır bir darbe yüzünden sersemlemek, gözünden kıvılcım çıkar gibi olmak.