
Karaman'ın Yaşayan Hafızası
Karaman Yöresel Kelimeleri
Karaman ve ilçelerinde kullanılan yöresel kelimeleri, anlamlarını ve kullanım yerlerini keşfedin.
Arşivde Ara
Türkiye'deki bütün yöresel kelimelerde arayın.
Kültüre Katkıda Bulun
Karaman yöresinden bir kelime biliyor musunuz?
Kelime Arşivi
Karaman Kelimeleri
1–50. kayıtlar · Alfabetik sıra
acamlar alması
Kırmızı renkli yerel elma çeşidi.
acıttırmak
Birine verme isteği bırakmamak.
ağda
Pekmez veya bulgur kaynatırken kullanılan yarım küre biçimli büyük kap.
ağız dabışdısı
Bir kişinin anlatma veya konuşma biçimi.
akdimlit
Küçük ve beyaz taneli üzüm çeşidi.
aklı fırtmak
Korkudan bilincini yitirir gibi olmak.
aklına dammak
Olacak bir şeyi önceden sezinlemek.
ala avcılığı
Ala denilen keklik tuzağıyla yapılan avcılık.
andız pekmezi
Andız ağacının meyvesinden yapılan pekmez.
ankıllı cınkıllı
Çok süslü, cicili bicili.
atgı
Nişan töreninde kıza getirilen armağan.
baş dastarı
Kadınların başına örttüğü, çoğunlukla beyaz yazma.
baş hakkı
Berberin tıraş karşılığında aldığı ücret.
bekeli
İş yerinin kapalı olduğunu bildiren söz.
bilâni
Şıra çıkarmada kullanılan taş tekne.
biriginti
Bir araya gelmiş topluluk.
börtlemek
Haşlamak.
cızlamlamak
Ortadan kaybolmak, sessizce sıvışmak.
cızlavit
İçi astarlı lastik ayakkabı.
cumasına gitmek
Evlenecek kızın çeyizini görmeye gitmek.
çulu düzmek
Giyimini ve görünüşünü düzeltmek.
dalı tuzlu olmak
Üşengeç davranmak.
değirmen hakkı
Değirmencinin emeğine karşılık aldığı para veya buğday payı.
emeğini gorutmak
Verdiği emeğin karşılığını almak.
ermenek
Lastikten yapılmış ayakkabı.
galloş
Varlıklı kadınların giydiği gösterişli ayakkabı.
gıfıltısı artmak
Giderek huysuzlanmak.
haraza
Üzerinde delme yapılan yuvarlak ve delikli demirci aracı.
höflü
Başına iş açabilecek belalı kimse.
höfsünmek
Korku yüzünden ürpermek.
ilgıdır
Yumak ipi çile hâline getirmeye yarayan araç.
lokur
Tereyağlı hamurdan küçük parçalar hâlinde pişirilen gevrek, peksimet.
malağını sarkıtmak
Suratını asmak.
mangır
Müşterinin aldığı mal karşılığında ödediği para.
meyene
Çorbaya katılan salçalı un kavurması.
nalıs
Tezgâhta dokunan pamuklu kumaş çeşidi.
odun eylemek
Yakacak odun kesip hazırlamak.
ötbeli
Ateş küreği.
pırtı
Gereksizce biriktirilip çok yer kaplayan eşya.
pırtı çıkarılmak
Yeni evlenecek çift için eşya ve eksikleri satın almak.
şefte
Günün ilk satışından kazanılan para, siftah.
şırlak olmak
Parlak ve gösterişli bir görünüme kavuşmak.
şirnemek
İlgi görünce şımarmak.
tuncukmak
Bunalıp garip ve alışılmadık davranmak.
tüteklik
Soba dumanının çıktığı baca.
vığıl vığıl koymak
Bir şeyi bol miktarda koymak.
yalabaş
Kendi çıkarını gözeten, menfaatçi kimse.
zenne
Yörük kadınlarının giydiği dikişli ve çivili çizme.
zınarmak
Direnmek, diklenmek.
zörlemek
Gereksiz yere yüksek sesle bağırmak.