
Hatay'ın Yaşayan Hafızası
Hatay Yöresel Kelimeleri
Hatay ve ilçelerinde kullanılan yöresel kelimeleri, anlamlarını ve kullanım yerlerini keşfedin.
Arşivde Ara
Türkiye'deki bütün yöresel kelimelerde arayın.
Kültüre Katkıda Bulun
Hatay yöresinden bir kelime biliyor musunuz?
Kelime Arşivi
Hatay Kelimeleri
1–50. kayıtlar · Alfabetik sıra
altenini gıvırmak
Etek ya da pantolon paçasının boyunu kıvırarak kısaltmak.
aşırga
Evin tavanı ile çatı arasında kalan boşluk.
bağıl
Evcil hayvanın boynuna bağlanan zil.
beyre
Suyun çıktığı yer; pınar.
bozdöl
Sarı saçlı erkek çocuk.
carıs etmek
Birini başkalarının yanında küçük düşürmek, rezil etmek.
cünük
Eskimiş elbise.
çalıverip gitmek
Bir yeri üstünkörü süpürüp bırakmak.
çepçik
Çok küçük, ufacık şey.
çığırtkan
Pazarda malını yüksek sesle tanıtan satıcı.
çıraklamak
Bir ustanın yanında meslek öğrenmek.
çokrak
Çamaşır suyu.
çulha
Yün veya pamuk ipliği dokuyan kimse.
dandırmak
Bir işi ısrar ederek yaptırmak.
daraşlık vermek
Birine sıkıntı ya da huzursuzluk vermek.
den galan den
Acele edilmesini bildiren söz.
dengsiz
Ölçüsüz davranan, haddini bilmeyen kimse.
dolangaç
Dolambaçlı yol ya da çevresinden dolaşılan yer.
ekinmek
Utanarak sessizce bir kenara çekilmek.
elefesiz
Dengesiz davranışları hoş karşılanmayan kimse.
ellahım
Herhalde, büyük olasılıkla.
erkiletmek
Birini bir işi çabuk yapması için sıkıştırmak.
evir tüvür
Çok renkli, rengârenk.
gadoş
Üstü başı kirli ve özensiz kimse.
gatiremiz
Büyük boy kavanoz.
gedik
Küçük kapı veya dar giriş.
günsallanması
Güneşin battığı, günün sona erdiği vakit.
haylım hoylum
Dağınık durumda veya özensiz giyinmiş.
helebi
Bir işi ağırdan alma durumunu anlatan söz.
hıntıbı durmak
Gücü tükenmek, dermanı kalmamak.
hümele
Kararsız biçimde bir işe girişmek.
hümpermek
Saçın kabarıp dağınıklaşması.
imçiklemek
Bir şeyi parmak uçlarıyla yavaşça sıkmak.
işmar etmek
Göz hareketiyle işaret edip uyarmak.
kılçıklı
İnce ayrıntılara gereğinden çok takılan kimse.
kirelek dönmek
Çevresinde dönüp durmak; çok hızlı ve becerikli çalışmak.
mıkmık
Sürekli yakınan, şikâyet eden kimse.
nalıkmak
Durmadan sızlanıp yakınmak.
ötenne öte
Çok ileride, oldukça uzak bir yerde.
palazı çıkmak
Düşme sonucu bedeni ciddi biçimde incinmek.
püsgümet
Bisküvi.
sahlik
Her işe karışan kimse.
siftilenmek
Oyalanarak gecikmek.
şelek
Meyve ve sebze taşımaya yarayan geniş ağızlı sepet.
şiklenmek
Bir şeyin içine saplanmak.
yazıvermek
Bir örtü, kilim veya yatağı sermek.
yel geydi
Bedende yeri değişen ağrı.
yerimi yazıver
Yatağımı serip hazırla anlamında kullanılan söz.
yırağ olmak
Uzakta bulunmak.
zerzenbil
Çevresine aldırmadan ölü gibi yatma durumu.